|
KLASİK ÇİZGİLERE SAHİP BİR BAHÇEYİ KEŞFE ÇIKIYORUZ. OTURMA GRUPLARINA AĞIRLIK VERİLMESİ, BİTKİ SEÇİMİ VE TASARIM DETAYLARI DÖRT MEVSİM YAŞATIYOR BU BAHÇEYİ...
Bahçede gözümü kapadığım an mevsimleri unutuyor, farklı rüyaların içine dalıp gidiyorum. Her bahçe ayrı bir tablo, doğanın armağanları bitkilerle buluşma mekanı… Renkli çiçekler, yeşilin tüm tonlarıyla ahenk içinde bahçede raks ederken, yüzüme çarpan rüzgarla hissediyorum yaşadığımız mevsimi… En güzel bahçe hangisi derseniz ‘dört mevsim yaşanan bahçedir’ diyor içimdeki ses! Yeni bir bahçe keşfi için rotayı İstanbul-Kemer Country’e çeviriyoruz. Lotus Peyzaj’ın sahibi, peyzaj mimarı Nilüfer Temel ile randevumuz var. Ağaçlarla kaplı yolda ilerledikten sonra, aradığımız adreste Nilüfer Hanım ile buluşuyoruz. Ev sahibi Belma Büyükgönenç bizi gülümseyerek karşılıyor. Nilüfer Hanım, bu bahçeyle beraber yan bahçeyi yaklaşık 15 yıl önce tasarladığını belirtiyor. Geçtiğimiz yıl ise ikiye bölerek, iki farklı tarzda bahçeye dönüştürmüş bu güzel alanı. Proje çalışması 2-3 ay sürmüş, uygulama dönemi ise 4-5 ay. Kuşkusuz sıfırdan bir bahçe yapmak yerine projeyi mevcut tasarım üzerine uygulamak oldukça zor. Ancak bahçe yeni haliyle tek kelimeyle göz kamaştırıyor.
SIRADAN OLMAYAN KLASİK ÇİZGİLER Ana girişte yer alan küçük bahçe simetrik bitki yerleşimi ve çok yıllık bitkilerin korunmasıyla yeşil bir dokuya sahip. Burada yer alan taş süs havuzu dikkat çekici. Feng-shui’ye göre akan suyun evin girişinde olması eve pozitif enerji katıyor. Evin içinden geçtikten sonra esas ana bahçeye ulaşıyoruz. Yere kadar camlı kapıdan bahçedeki oturma alanına geçiyoruz. Ana bahçenin ortasında yer alan dikdörtgen havuz maviliğiyle gözümüzü alıyor. Nilüfer Hanım, “Havuzun evin içinden rahatlıkla görünmesini, bahçenin odak noktası olmasını istedik. Klasik tarzın hakim olduğu bir bahçe yaratmaktı amacımız” diyor. Havuzla ilgili sorularımızı yöneltiyoruz Nilüfer Hanım’a. “Havuza teknik olarak üstten taşma sistem uygulandı. Ancak plastik taşma kanalı kullanmak yerine dar mermer kanal ile sistemi çözdük. Havuzun iç kaplamasında malzeme olarak pebble kullandık. Bu malzeme, ince kum tanesi büyüklüğünde doğal dere malzemesinin kaplanmasıyla oluşmuştur. Rengi beyaz. Ancak havuza su dolunca gökyüzünün rengini yansıtıyor. Günün farklı saatlerinde havuz mavinin farklı tonlarını yansıtıyor, bu da bahçeye ayrı bir hava katıyor” diye yanıtlıyor bizi.
|
|
|
PENCERENİZE ÇARPAN YAĞMURA ALDIRIŞ ETMEYİN, SİZİ YAZDAN KALMA BİR BAHÇEYE DAVET EDİYORUZ. İSTANBULBAYRAMOĞLU’NDA YAZIN TÜM COŞKUSUNU, RENKLERİNİ DOYA DOYA YAŞAMAYA ÇAĞIRIYORUZ…
Gri, bulutlu, kasvetli günlerin sayısı, güneşli günlerin sayısını geçti çoktan. Yağmurun cama vurması ve yaprakların hışırtısı romantiklik katıyor bazen. Ama o da yetmiyor kimi zaman. Böylesine karamsar bir çerçeveden çıkmak, farklı bir zamana ve mevsime bizimle beraber gelmek ister misiniz? Cevabınız “Evet” ise yazdan kalma bir bahçeye uzanıyor hikayemiz, İstanbul- Bayramoğlu’na... Tamam, kabul ediyoruz her mevsim farklı bir kostüme bürünüyor bahçeler ama bazen doğa sanki ekstra torpil geçiyor. Özlediğimiz güneş içimizi ısıtıyor, etrafı sarıp sarmalayan renkli çiçekler bizi şımartıyor.
VER ELİNİ YAZ Bayramoğlu, şehir kargaşasından uzak, sessiz ve sakin bir yer. Yaz döneminde kalabalıklaşsa da bunu evinizin bahçesindeyken hissetmiyorsunuz. Kayakent Peyzaj ve Mimarlık’ın sahibi, peyzaj plancısı mimar Tuğba Kayakent Derya’nın tasarımı olan kütük evlerin bahçesinde yazın tüm sıcaklığını hissediyoruz biz de. Etrafımız cıvıl cıvıl... Ev sahipleri tam anlamıyla bahçe tutkunu, belli. Tüm bitkileri birlikte tek tek seçip aldıklarını söylüyor mimarımız. Dairesel formların hakim olduğu bu bahçede kendinizi özgür hissediyorsunuz. Sizi sınırlayan, durduran herhangi bir tasarım öğesine izin verilmemiş. Tuğba Hanım, “Aromalı bir bahçedir burası. Yaseminler, lavantalar, kekikler, adaçayları kokar buram buram” diyor. Geniş çim alanın çevresinde yer alan bitki gruplarına bakıyoruz.
|
|
BİTKİLERİN RENKLERİYLE, AHŞABIN SICAKLIĞI EL ELE VERİYOR; DETAYLAR BAHÇENİN CAZİBESİNİ ARTIRIYOR...
Her ay olduğu gibi, şehrin içinde gizli kalmış bahçeleri keşfetmeye tüm hızla devam ediyoruz. Bugün yolumuz Ortaköy’e düşüyor. İstanbul’un tam göbeğindeyiz aslında. Ama gittiğimiz yer öyle sessiz ve sakin, öyle yeşil ki kentin ortasında olduğumuzu unutuyoruz bir anda. Aslında bu duruma şaşmamak gerek. Çünkü bulunduğumuz sitenin adı ‘Saklıkent’. Gezeceğimiz bahçenin tahta kapısını aralıyoruz. Dört katlı bir apartmanın en alt katına ait olan bir bahçe burası. Kayakent Tasarım ve Peyzaj’ın sahipleri, Yüksek Peyzaj Plancısı, Mimar Tuğba Kayakent Derya ve Yağız Derya tarafından tasarlanan bu bahçeyi keşfe çıkıyoruz.
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 8 |